Selamlaşmak

SELÂMLAŞMAK

Alm. Sich (be-) grüssen, Fr. Se saluer, İng. To greet or salute each other.

Cemiyet hayâtında insanların birbirlerine, karşılıklı hürmet şekli. Selâm, bir insanın, karşılaştığı kimseye iyilik, sıhhat ve afiyet dilemesi, temenni etmesidir. İnsanlardaki güzel huylardan biri de, birbirlerine selâm vermeleri ve almalarıdır. Selâmlaşmak, insanlar arasında düşmanlığa sebep olan kızgınlık ve dargınlık, nefret ve kin gütmek vs. gibi kötü huyları yok eder. Karşılıklı hürmet, saygı ve sevginin doğmasını temin eder.

Her dinde ve her toplumda selâmlaşmaya âit sözler ve hareketler ayrı ayrıdır. Her toplumun dînî inancı ve ahlâkî yapısına göre selâm vermek ve almak için kullandıkları sözler ve yaptıkları el, baş ve diğer vücut hareketleri ayrı ayrı olmaktadır. Yahûdîlikte, Hıristiyanlıkta ve İslâmiyette selâmlaşma şekli ayrıdır. Yahûdîler parmak işâretiyle, Hıristiyanlar el işâretiyle ve Müslümanlar da belli kelimeleri söyleyerek ve müsâfeha ederek selâmlaşırlar.

Allahü teâlâ ve Peygamber efendimiz, Müslümanların birbirine selâm vermesini ve verilen selâmı almalarını emretmektedir. İki Müslüman karşılaştığı zaman, birbirine “Selâmün aleyküm” demesi ve sonra el ile müsâfeha etmesi sünnettir. Selâma cevap verilmesi farzdır. Müsâfeha ederken günahları dökülür. Müsâfeha; iki kişinin, sağ elin avuç içlerini birbirine yapıştırıp, iki baş parmağın yanlarını birbirine değdirmesidir. “Ve aleyküm selâm” diyerek, selâm alınır. Birbirinden ayrılırken de böyle selâmlaşırlar.

Bir Müslümana “Selâmün aleyküm” demek; “Ben Müslümanım. Benden sana zarar gelmez. Selâmettesin Allahü teâlâ sizi, her türlü kazâ ve belâlardan korusun!” demektir. Hadîs-i şerîfte; “Tanıdığınız ve tanımadığınız Müslümanlara selâm veriniz.” buyruldu. Selâmlaşma, Müslümanın Müslümana duâ etmesidir.

Müslümanların selâmlaşmasında, önce büyük küçüğe, şehirli köylüye, vâsıtaya binmiş olan yaya yürüyene, ayakta olan oturana, az olan çok olana, efendi hizmetçisine, baba oğluna, ana kızına selâm verir. Rütbe ve nîmeti çok olan önce verir. Nitekim Mîrac gecesi, önce Allahü teâlâ selâm verdi. Çok kimseye selâm verildiği zaman, bir kişi, hattâ bir çocuk cevap verince, ötekiler vermese de olur.

Âdem aleyhisselâmdan, İbrâhim aleyhisselâma kadar selâmlaşma, birbirine secde etmekle olurdu. Sonra bunun yerine boynuna sarılmakla oldu. Muhammed aleyhisselâm zamânında, el ile müsâfeha sünnet oldu. Bir hadîs-i şerîfte; “Karşılaştığınız zaman, birbirinize eğilmeyiniz, kucaklaşmayınız.” buyruldu. Allahü teâlâdan başkası için rükû ve secde yapılması haram kılınmıştır.

Selâmlaşma, Müslümanların sevişmelerini, birbirinden ayrılmamalarını sağlar. Allahü teâlâ, bir Müslümanın selamına en güzel bir kelimeyle cevap verilmesini ve ayrıca sâhibinden izin almadıkça ve ona selâm vermedikçe bir kimsenin evine girilmemesini emretmektedir. Nûr sûresi 27’nci âyet-i kerîmesinde meâlen; “Ey îmân edenler! Ev sâhibinden izin istemedikçe ve onlara selâm verip ünsiyet (yakınlık) etmedikçe kendinizin olmayan evlere girmeyin!” ve Nisâ sûresi 86’ncı âyet-i kerimesinde de, “Size selâm verildiği vakit, ona, onun selâmından daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık veriniz!” buyruldu. Bu son âyet-i kerîme yalnız selâmı değil, her iyilik edene iyilikle karşılık verilmesini de emrediyor. İyilik yapana, iyilikle karşılık vermek mürüvvetin, insanlığın îcâbıdır.

O halde: “Esselâmü aleyküm” diyene “Ve aleyküm selâm ve rahmetullah”; “Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi” diyene “Aleyküm selâm ve rahmetullâhi ve berakâtüh”; “Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühü” diyene “Ve aleyküm selâm ve rahmetullâhi ve berekâtühü” diye aynı ile karşılık verilir.

Selâmlaşmakla alâkalı hükümler, fıkıh ve ilmihâl kitaplarında geniş olarak bildirilmektedir.

Hadîs-i şerîflerde buyruldu ki:

Birbirinize selâm veriniz! Birbirinize yiyecek ikram ediniz. Akrabâlarınızın haklarını gözetiniz! Gece, herkes uyurken namaz kılınız! Bunları yaparak selâmetle Cennete giriniz!

Müslümanın Müslüman üzerine beş hakkı vardır: Selâmına cevap vermek, hastasını yoklamak, cenâzesinde bulunmak, dâvetine gitmek ve aksırıp “Elhamdülillah.” diyene, “Yerhamükallah.” diyerek cevap vermek.

Îmân etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe olgun bir îmâna sâhip olamazsınız. Size, yaptığınızda birbirinize seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayınız.

Muhakkak ki, Allah katında insanların en iyisi, önce selâm verenidir.